Ege’nin kuzeyinde, Kaz Dağları’nın eteklerinde yer alan Assos, büyüleyici kıyılarıyla da insanın içine işleyen bir yer. Antik dünyanın önemli liman kentlerinden biri olan bu küçük köy, bugün hala doğayla tarihin kucaklaştığı, zamanı unutturan bir atmosfere sahip.
Assos kıyılarına ilk adım attığınızda fark edeceğiniz şey: sadelik. Beton yığınlarından uzak, taş evlerin gölgesinde ilerleyen dar yollar sizi ya antik limana ya da berrak koylara götürür. Deniz tertemizdir, çoğu yerde dibi görecek kadar şeffaf… Turkuazla lacivertin arasında gidip gelen bu sularda yüzmek, sanki geçmişin içinden geçmek gibidir.
Assos’un çevresindeki koylar, özellikle kalabalıklardan uzak kalmak isteyenler için birebir. Kadırga Koyu, Sivrice, Sokakağzı gibi yerler doğallığını koruyan, sakin ve berrak deniziyle öne çıkan duraklardan sadece birkaçı. Bu kıyılar kampçılar için de oldukça ideal; sabah denizin sesiyle uyanmak, yıldızlarla uyumak burada hâlâ mümkün.
Assos kıyıları sadece bir tatil rotası değil; bir ruh hali. Sadelik, huzur ve doğallığın birleştiği bu sahillerde zaman sanki biraz daha yavaş akar. Belki de bu yüzden gelen her ziyaretçi buradan içi biraz hafiflemiş şekilde ayrılır.
Assos, sadece Behramkale Köyü sınırlarında yer alan antik kenti değil, Küçükkuyu’dan Babakale’ye olan kıyı şehrini ifade eden bir bölge.

Eğer bir hatamız var ise bizi lütfen mail adresimizden bilgilendirin.

